Yerli Otomobile Adım Adım...

29.09.2011 17:13:19

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından hazırlanan yerli otomobil raporu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'e sunuldu.

 

 

 

 

 

 

 

OSD, Yerli Otomobil Raporunu Bakan Ergün'e sundu…

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün:

''Vergi ve teşvik öncesi satış fiyatı 20-25 bin TL olan bir otomobilin üretimi, tasarımı, pazarlanması iç pazar açısından hesaba katıldı ve üretimle ilgili çalışmalar bu çerçevede yapıldı''

''Rekabet öncesi işbirliği çalışması gerçekleştirildi''

''B ve C segmentinde olacak yerli otomobilin 4 yıl içerisinde 200 bin adet üretilmesi planlanıyor''

''OSD raporundan, böyle bir projeyi gerçekleştirilebilir bir proje olarak algıladık''

''Bunu Türk özel sektörü gerçekleştirecektir, biz onu teşvik edeceğiz''

''(Yerli otomobil) segmentinde bir otomobil olacak. En büyük pazar payı iç pazarda B ve C segmenti otomobillerde var. Buradan başlayacak. Burada da hem tasarımı, hem dizaynı, hem kalitesi o segmentteki diğer arabalara eşdeğer olacak, rekabet edecek, fiyatta rekabet avantajlarına sahip olabilecek bir otomobil nasıl çıkacak onun çabasındayız''

“OSD'nin raporunda otomobilin sıfırdan a'dan z'ye Türkiye’de üretilmesi, tasarım ve markalaşmaya yönelik ortalama olarak 2,5 milyar avroluk bir yatırım yapılması öngörülüyor''

''Biz istiyoruz ki burada marka oluşsun, tasarım, dizayn oluşsun artık iç ve dış pazarda o marka, o modeller de dolaşsın. Önce iç pazarda, çünkü bu modelin, markanın en önemli hedefi iç pazar, iç pazardaki büyüyen tablodan, yüzde 70'lik ithalat tablosundan önemli bir pay almaktır''

 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, yerli otomobille ilgili olarak, ''Vergi ve teşvik öncesi satış fiyatı 20-25 bin TL olan bir otomobilin üretimi, tasarımı, pazarlanması iç pazar açısından hesaba katıldı ve üretimle ilgili çalışmalar bu çerçevede yapıldı'' dedi.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından hazırlanan yerli otomobil raporu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'e sunuldu.

Bakan Ergün'ün konuyla ilgili düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin otomobil sektöründeki 50 yıllık deneyimi sonucunda yerli bir marka ve model oluşturma çalışmalarının başlatılmasını istediklerini söyledi.

Türkiye'nin hem iç pazarının hem de dış şartlarda Türkiye'nin yükselen konumunun bu sektörde adım atmayı gerekli kıldığını anlatan Ergün, ''Bunun için ilk biraya geleceğimiz kişiler Türk otomotiv sektöründe sanayici olan arkadaşlarımızdı. OSD ile biraraya geldik, bu 50 yıllık birikimin bize ne fırsatlar sunduğunu, böyle bir şey yapabilmek için nasıl bir çalışmaya ihtiyaç olduğunu, kendilerinin ortak bir görüş oluşturup oluşturamayacağı konusunda bir değerlendirme yaptık'' dedi.
OSD'nin bunun için kendilerinden bir süre istediğini kaydeden Ergün, çünkü bir sivil toplum örgütü çatısı altında toplanan bu kişilerin aynı zamanda birbirine rakip ve başka yabancı ortakları olan firmalar olduğunu kaydetti. OSD'nin de bir ''rekabet öncesi işbirliği çalışması'' gerçekleştirdiğini ifade eden Ergün, şöyle konuştu:

''8 aya yakın bir zamandır bu çalışmayı arkadaşlar sürdürdüler. Ayrıntılı bir çalışma yaptılar. Sonuç itibariyle teknik, yani tasarımdan üretim safhalarına varana kadar, A'dan Z'ye her şeyinin Türkiye'de üretileceği bir modelin veya onun biraz daha farklı modellerini... Nasıl bizim yan sanayimiz başka ülkelerin markalarına parça satıyorsa, bizim ortaya koyacağımız modele, markaya da başka ülkenin yan sanayisinden parçalar alabiliriz. Bunun ortaya çıkaracağı maliyetleri arkadaşlarımız çalıştılar.''

SATIŞ VE PAZARLAMA BOYUTU

Konunun ikinci boyutunun pazarlama ve satış boyutu olduğunu anlatan Ergün, iç pazar, yakın pazarlar ve Avrupa pazarlarında bu otomobilin yer bulabilmesi için nasıl bir çalışma yapmak gerektiğini ve bunun maliyetlerinin de çalışmada yer aldığını söyledi.

Üretilmesi planlanan otomobilin, pazarda en geniş kitlelere hitap eden bir otomobil olması üzerinde çalıştığını belirten Bakan Ergün, ''Yaklaşık 20-25 bin TL'lik maliyeti olan bir otomobilin üretimi, tasarımı, pazarlanması iç pazar açısından ortalama hesaba katıldı ve üretimle ilgili çalışmalar bu çerçevede yapıldı'' diye konuştu.

Bu çalışmanın bir fizibilite raporu olmadığına vurgu yapan Ergün, OSD başkanıyla ''bu iş neden yapılamaz'' konusunda değil, ''bu çalışma nasıl yapılabilir'' üzerinde konuştuklarını ve çalışmanın da bu çerçevede yapıldığını bildirdi. Ergün, '''Arkadaşlarımız nasıl yapılabileceğine dair bir yol haritasını önümüze koymuş olacak, yaptıkları çalışmadan dolayı kendilerine teşekkür ediyorum'' dedi.

GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR BİR PROJE

Bakan Ergün OSD tarafından hazırlanan rapordan, yerli otomobil projesinin ''gerçekleştirilebilir bir proje olarak'' algıladıklarını söyledi.

OSD'nin çalışmasının çok iyi değerlendirileceğini ve hükümet olarak bundan sonraki adımlarını OSD'nin önlerine koymuş olduğu fırsatları ve riskleri görerek değerlendireceklerini kaydeden Ergün, ''Her şeyi güllük gülistanlık gösteren bir çalışma istemedik. Zorluklarını da görelim istedik. Çünkü güçlükler elbette olacaktır. Yani bazı konularda yüksek yatırım maliyetleri belki ortaya çıkacaktır. Çok ciddi bir küresel rekabet var, eğer küresel pazarlara çok agresif bir açılma düşünülüyorsa ona göre bir maliyeti ortaya çıkacak'' dedi.

Küresel rakiplerin tutumlarının da süreçte dikkate alınması gerektiğini kaydeden Bakan Ergün, bugün Japonya'nın veya Çin'in ürettiği gibi 8-10 milyon veya 3-5 milyon adet otomobil, bir marka üretme noktasında olmadıklarını, bugün itibariyle ilk 4 yılda 200 bin aracın üretildiği ve satıldığı bir modelin esas alacaklarını bildirdi. Ergün, B ve C segmentinde olacak yerli otomobilin 4 yıl içerisinde 200 bin adet üretilmesinin planlandığını vurguladı.
Ölçek ekonomisinin sağladığı avantajlar olduğu gibi, bir takım risklerin de bulunduğuna vurgu yapan Ergün, bugün sektörde çok hızlı bir teknoloji değişimi bulunduğunu, bu teknoloji değişiminin de takip edilmesi gereken önemli bir zorluk alanı olduğunu kaydetti.

ÇALIŞMA GRUBU OLUŞTURULACAK

Bakanlık veya hükümet olarak bir çalışma grubu oluşturarak, bundan sonraki süreci çalışma grubu ile götüreceklerini kaydeden Ergün, şöyle konuştu:

''Bu safhadan sonra OSD değil, OSD bünyesindeki firmaların yapacağı şeyler olacaktır. Yani bir babayiğit bu firmaların içinden çıkıp 'evet ben bu işte varım, ben de OSD'nin raporunu okudum, ama ben şu yönlerden kendimi daha avantajlı görüyorum, benim yaptığım hesaplamalar çok daha avantajlı hususları ortaya koymaktadır' diyenler olacaktır. Firmalarla belki tek tek görüşmelerimiz olacak. O firmalardan alınacak geri dönüşler bizim nasıl bir teşvik sistemini, bu konuyla ilgili nasıl bir teşvik sistemi geliştirmemiz gerektiğini önümüze koyacaktır.

Yani bundan sonraki çalışma; bir çalışma grubu oluşturma, firmaların veya başka yapıların bize tekliflerini, bu konuda görüşlerini iletmelerini sağlamak ve buna dayalı bir teşvik mekanizması oluşturmaktır. Bu teşvik mekanizmalarıyla ilgili de zaten şu anda teşvik sisteminin revizyonuyla ilgili çalışmalar yürütülüyor. Bu revizyon içerisinde bu tür projelerle ilgili nasıl teşvik mekanizmaları ve argümanları ortaya koyacağımızı, ayrıca orada belirlemiş olacağız. Bu çalışma grubu bizim Türkiye'de yerli bir marka otomobil üretilmesi konusundaki adımlarımızı daha da olgunlaştırmamızı sağlayacaktır.''
Projede hem teknik hem de pazarlama boyutunda ayrıntıya inilmesi gereken bazı konular olduğunu ifade eden Ergün, bu konuların da oluşturulacak çalışma grubu tarafından yürütüleceğini bildirdi.

ÖZEL SEKTÖR TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLECEK

Yerli otomobil konusunun, hükümet programında yer alan, seçimler sırasında da topluma taahhüt edilen önümüzdeki 4 yıl içerisinde gerçekleştirmeyi düşündükleri hedeflerden biri olduğuna işaret eden Ergün, ''Bunu Türk özel sektörü gerçekleştirecektir, biz onu teşvik edeceğiz'' dedi.

Yerli otomobil üretimi içerisinde hükümetin teşvik edici bir unsur olarak yer alacağını yineleyen Ergün, Türk halkının bu konuda bir beklentisi olduğunu söyledi. OSD raporunun 200 sayfa olduğunu ve basına dağıtılmayacağını kaydeden Ergün, ''Ayrıntılarını daha çok irdeleyeceğiz'' diye konuştu.

SORULAR

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, üretilmesi hedeflenen yerli otomobilin, B ve C segmentinde olacağını belirterek, ''Çünkü en büyük pazar payı iç pazarda B ve C segmenti otomobillerde var. Buradan başlayacak. Burada da hem tasarımı, hem dizaynı, hem kalitesi o segmentteki diğer arabalara eş değer olacak, rekabet edecek, fiyatta rekabet avantajlarına sahip olabilecek bir otomobil nasıl çıkacak onun çabasındayız'' dedi.

Bakan Ergün, Otomotiv Sanayicileri Derneği'nin (OSD) raporunu değerlendirdikten sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, OSD raporunda bu işi üstelenebilecek bir firma ismi verilip verilmediğini sorması üzerine, Bakan Ergün, bundan sonraki süreçte firmaların dikkat etmesi gereken bazı gizlilik esasları bulunduğunu söyledi.

Otomotiv sektöründeki firmaların hem birbirlerine rakip hem de yabancı ortaklara sahip olduğunu belirten Ergün, ''Girmek isteseler bile ne bu raporun içinde ne de şimdi biz gireceğiz demezler. Bu, doğru da olmaz'' dedi.

Firmaların kendilerinin değerlendirmesini yaparak karar vereceklerini belirten Bakan Ergün, ''Bu raporda bir babayiğit çıkacağına dair bir işaret gördünüz mü derseniz, ben gördüm. Bu rapor bize bir belki de birden fazla babayiğitin çıkabileceğini gösterdi. O kim olacak, onun kim olacağını yapacağımız diğer çalışmalar gösterecek. Biz, OSD üyelerinden birisinin ya da bir kaçının bir araya gelip, bu işi biz yapacağız demesini şimdi zaten beklemiyoruz'' diye konuştu.

''İŞİ YABANCI BİR FİRMA DA ÜSTLENEBİLİR''

Türkiye'de yerli marka ve model bir otomobil üretilmesinin alt yapısını, teşvik mekanizmalarını, fırsatlarını ortaya koyacaklarını anlatan Ergün, yerli otomobili tek bir firma, bir konsorsiyum ya da tamamen yabancı bir firmanın üretebileceğini kaydetti. Ergün, ''Volkswagen'e gelin Türkiye'ye yatırım yapın, burada araba üretin diyoruz. Mesela onlar 'bu projeyi biz yapacağız' derlerse, 'hayır mı' diyeceğiz. Çünkü Türkiye'deki yatırım ortamı artık yerli ve yabancı sermaye ayrımı gözetmiyor. Önemli olan bizim için bu markanın, bu tasarımın burada ortaya çıkması, yerli katkı oranının çok yüksek olması, tasarımının, dizaynının ve markanın bize ait olamasıdır. Firmanın kime ait olduğunun burada çok önemi yok açıkçası'' dedi.
Sektörün istek ve taleplerinin sorulması üzerine Bakan Ergün, raporda, teşviklerle ilgili bir çalışmanın gerektiğine dair bir husus bulunduğunu, hükümet tarafından teşviklerle ilgili oluşturulacak çalışma grubunun gerekirse daha sonra firmalardan tek tek önerilerini alacağını kaydetti. Hükümet olarak almaları gereken kararlar, atmaları gereken adımlar olabileceğine işaret eden Ergün, bu nedenle teşvikle ilgili çalışacak grubun ayrı bir mekanizma içerisinde yer alacağını söyledi.

''MOTOR ÜRETMEK ÖNÜMÜZDE BÜYÜK BİR SORUN OLARAK DURMUYOR''

Rapordaki hedeflerle, kendi hedeflerinin uyumlu olduğunu anlatan Bakan Ergün, üretim safhasının da öngörülen 4 yıllık süreç içinde hayata geçmesinin mümkün olduğunu belirtti.

Motor üretiminin önlerinde büyük bir sorun olarak durmadığını ifade eden Bakan Ergün, şöyle konuştu:

''Yeter ki motor üretimi ile ilgili yatırımı, o maliyetler içerisinde yapma kararlılığı olsun. Motorun hangi parçalarını kendiniz yapacaksınız, hangi parçalarını rekabet gücü açısından başka yerlerden alacaksınız, siz karar vereceksiniz. Yoksa motor konusu başlı başına bir zorluk değil. Zorluklar bundan kaynaklanan teknolojik zorluklar ya da üretim zorlukları değil. Küresel rekabet, teknolojik gelişmeler için ayrıca Ar-Ge yapılması, yeni teknik mevzuata göre zamanının, modellerin, tasarımların değiştirilmesi gibi konuların dikkate alınması lazım.

Yerlilikte iki önemli unsur var. Birincisi yerli katkı oranı. İkinci olarak da bunun markası, dizaynı, tasarımı ve bununla ilgili bir takım yazılımların burada yapılıyor olması, bunun size ait olmasıdır. Türkiye'de yerli otomobil var. Türkiye'de üretilen yerli katkı oranı yüzde 70'lere varan otomobil var. Ama bu tür otomobiller pazarın sadece yüzde 30'una hitap ediyor. Bunların markası, tasarımları, bir takım yazılımları, bir takım dizaynları bize ait değil. Yoksa Türkiye'de yerli katkı oranı yüzde 70'lere varan yerli otomobil üretimimiz var. Biz istiyoruz ki burada marka oluşsun, tasarım, dizayn oluşsun artık iç ve dış pazarda o marka, o modeller de dolaşsın. Önce iç pazarda, çünkü bu modelin, markanın en önemli hedefi iç pazar, iç pazardaki büyüyen tablodan, yüzde 70'lik ithalat tablosundan önemli bir pay almaktır. Bu da bu otomobil markasının yaşayabilmesi, sürdürülebilir olması, dünya pazarlarına çıkabilmesi için en önemli dayanak noktasıdır. Civatasına varana kadar her şeyini burada üretelim iddiasında bulunmuyoruz. Bu piyasa ekonomisi içinde geçerli bir yaklaşım olmaz. Nasıl biz başkasına parça satıyorsak bize de başkası yan sanayilerinden parça satacaktır.''

Bir gazetecinin, vergiler hariç açıkladığı 25 bin liralık rakamın yüksek olduğununu belirtmesi üzerine Bakan Ergün, ''Dikkat ederseniz bunların içerisinde teşvikler yok. Teşvikler, vergi politikaları bütün bu hususları ayrı bir yere oturtacaktır'' dedi.

YATIRIM TUTARI

Raporda bir takım verilerden yola çıkarak oluşturulan farklı yatırım tutarlarının yer aldığını belirten Bakan Ergün, otomobilin sıfırdan, A'dan Z'ye kadar Türkiye'de üretilmesi, tasarım ve markalaşmaya yönelik ortalama olarak 2,5 milyar avroluk bir yatırım yapılması gerektiğinin belirtildiğini, ancak bu rakamların, üretimin nasıl yapılacağına karar verilmesine göre değişebileceğini söyledi.

Otomobilin hangi segmentte yer alacağının sorulması üzerine Bakan Ergün, şunları kaydetti:

''B ve C segmentinde bir otomobil olacak. Başlangıcı öyle olacak. En büyük pazar payı iç pazarda B ve C segmenti otomobillerde var. Buradan başlayacak. Burada da hem tasarımı, hem dizaynı, hem kalitesi o segmentteki diğer arabalara eş değer olacak, rekabet edecek, fiyatta rekabet avantajlarına sahip olabilecek bir otomobil nasıl çıkacak onun çabasındayız.

OSD'nin raporu, bir rekabet öncesi işbirliği çalışması. Bundan sonra iyi yapan kazanacak. Yapılabilirliğinin şartları üzerinde Türk otomotiv sektörü bir manevi sorumluluk olarak bunu yerine getirdi ve yapılabilir tablosunu ortaya koydu.''

Bakan Ergün, otomobile herhangi bir isim belirlenip belirlenmediğinin sorulması üzerine de, henüz o aşamaya gelinmediğini söyledi. İsim belirlense bile işi üstlenen firmanın bunu açıklamasının doğru olmayacağını anlatan Ergün, ''Şimdi bir isim açıklasak otomobil üretilene kadar kaç tane taklidi çıkar. İsim doğmadan ölür. O pazarlama stratejisinin bir parçası olarak ayrı bir çalışma konusu'' dedi.
 

Word'e aktar PDF'e aktar Yazdır E-mail ile gönder   

İlgili Diğer Haberler

Ostim - OMEDYA A.Ş.
Server: STBVMWEB01, Online:326